Ucuz Roman – Pulp Fiction

Pulp Fiction

Yıl 1994, Rezervuar Köpekleri ile adını duyurmaya başlamış sinemanın hem dahi hem de en eksantrik yönetmenlerinden Quentin Tarantino’ nun ikinci filmi Pulp Fiction (Ucuz Roman) vizyona girer. Güçlü kadrosuyla başlayan film, sinema izleyicisinin ilk defa göreceği ‘Flashback’ yöntemiyle büyük şaşkınlık yaşar. O dönem filmi sinemada izleyenlerin önemli bir kısmı flashbackler yüzünden filmi birkaç defa izleyerek, bütün hale getirebildiğini her zaman söyler.

7 Adaylık Tek Oscar

İlk defa tanışılan flashback tekniğini sinemaya kazandıran Tarantino’ nun bu unutulmaz ve her zaman olduğu gibi bol bol kan ve şiddetin olduğu filmi Pulp Fiction, Forrest Gump, Leon ve Esaretin Bedeli gibi güçlü rakiplerinin olduğu Oscar’ a 7 adaylık ile katılmış ve En iyi orijinal senaryo ödülünü almıştı.

Pulp Fiction sinema dünyasına pek çok yenilik kazandırmış bir film. Başta ilk defa uygulanan flashback tekniği öne çıkıyor olsa da pek çok ilki bünyesinde barındırıyor. Ayrıca filmin tutkunlarının filme dair analizlerinde film boyunca 265 defa ‘f.ck’ kelimesinin kullanılması gibi kendisine özel pek çok detaya da sahip olduğu biliniyor.

Ayrıca Grace ile sesine, dansına hayran bırakan John Travolta çok uzun bir aradan sonra yeniden bir filmde izleyicinin karşısına çıkıyordu ki bu yeniden dansını görmek için büyük bir heyecan oluşturmuştu. Nitekim Travolta, Umma Thurman ile dans ettiği sahne büyük bir kesimi fazlasıyla memnun etmişti.

Uzun Diyaloglar Tarantino’ nun İmzası

İlk kez Rezervuar Köpekleri filminde uyguladığı çok çok çok uzun diyalog sahneleri, Pulp Fiction’da da bulunuyor. Özellikle Vincent Vega (John Travolta) ve Jules Winnfield (Samuel L.Jackson) ikilisinin sadece bir hamburger üzerine yaptığı uzun uzun konuşma sahnesi sinema tarihinin en unutulmaz sahnelerinden birisi. Film boyunca illa ki bir konu hakkında konuşan veya tartışan ikili Tarantino’ nun kendisiyle özdeşleşen ve her filminde mutlaka kullandığı uzun diyalog sahnelerini Pulp Fiction için oluşturuyor.

Filmde bir mafya babasına kazık atan bir boksör, onun için çalışan iki geveze adam, mafya babasının aykırı sevgilisi ve sıradışı şekilde birbirine bağlanan ve aynı zamanda bir o kadar ayrı olan 7 farklı hikaye. Hatta tüm hikayeleri –flashbackleri- konu akışı sıralamasına göre normal bir film gibi izleyebilmek bile mümkün. Bu özellikleri ile de Quentin Tarantino’ yu en iyiler arasında tesadüfi ya da tek filmle yer almadığını en iyi şekilde kanıtlayan yapımlardan birisi olarak karşımıza çıkıyor.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir