Hababam Sınıfı uyanıyor

Hababam Sınıfı uyanıyor (1977)

Komedi | 94 Dakika
İmdb Puanı:
8.9/10
8.9

Hikayesi

Hababam Sınıfı Uyanıyor

Serinin 3. filminde yönetmen koltuğunda yine Ertem Eğilmez oturuyor. Ancak bu film için size bir kötü haberimiz var. İnek Şaban’ın can dostu, başının belası ve sınıfın beyni Güdük Necmi’nin oynadığı son Hababam Sınıfı filmi. Hababam seneye yine haylaz başlıyor. Bahçede top oynuyor, kuralların hepsi çiğneniyor, her yerde sigara içiliyor. Ama Kel Mahmut durur mu, iğne deliğine girseler bulur çıkartır ve cezaları neyse uygular. Bu bölümde hiç beklenmedik bir şey oluyor. Mahmut Hoca’nın eski bir öğrencisi yardım etmek için kapısına geliyor.

Ahmet isimli bu eski öğrenci okulda hademelik yapmak için Mahmut Hoca’dan yardım istiyor. Ancak Mahmut Hoca gelecek vadeden bu genci öyle bırakır mı? Yakışır mı bu koskoca Mahmut Hoca’ya? Tüm okul taksitlerini cebinden vererek okutmaya karar veriyor Ahmet’i. Müdürün o sözü aklımdan hiç çıkmaz: “Mahmut Hoca salak mısın? Bu devirde kim kime para verir?” Aslında geçmişten günümüze toplumumuzun içler acısı halini anlatır bu replik. Komşusu açken tok yatamayan bir halkın nasıl bu hale geldiğini çok iyi gösterir bizlere.

Ahmet saf bir Anadolu çocuğudur. Hababam sınıfının gaddar kollarında bulur kendini. Hababam için çiğnemeden yutulacak bir çocuktur Ahmet. Ağzına sigara koymamış çocuğa sigara dumanı içirirler, kopya çektirirler, kopyayı üzerine bırakırlar. Kel Mahmut’a her yakalanışlarında cezalarını çekerler. Her ceza çektiklerinde de Ahmet’ten çıkarırlar Kel Mahmut’a olan hınçlarını. Ahmet’e çektirdikçe Mahmut Hoca’dan intikam alırlar. Biz de hep böyle yapmaz mıyız? Birine gücümüz yetmiyorsa gücümüz yetenden alırız ona olan hıncımızı. Ancak Ahmet sabırlıdır, arkadaşlarını gerçekten satmaz, aralarına girmek için gerekirse çiğ tavuk yer.  Film boyunca yılmaz, içlerine girmeye çalışır.

Bardağı taşıran son damla artık Ahmet’i çileden çıkarır. Köy okuluna yapılan yardım kolilerinde gönderdikleri şeyleri görünce kan beynine sıçrar Ahmet’in. Baba parasıyla okumanın rahatlığını, hayatta hiçbir amacın olmamasının boşvermişliğini vurur yüzlerine. Haksız da sayılmaz. Günümüzde kolaya alıştığı için çocuklarımız, engel olabiliyor muyuz onlara? Sonrada demiyor muyuz, benim çocuğum neden böyle oldu. Suçlu aramıyor muyuz? Oysa suçlu bizken! Ve sene sonu. Hababam’dan yine mezun yok diyecekken¸ Ahmet’i unuttu! Ahmet mezun olur Hababam’dan. Köy okuluna öğretmen olur, Mahmut Hoca gibi ilkeli, görevine aşık, öğretmeye aç, nesilleri kurtarmak isteyen. Keşke tüm öğretmenlerimiz idealist olsa öyle! İşte Hababam artık anlar yaptığını, hiç beklemediği bir anda giderler çiçeği burnunda öğretmen, eski sınıf arkadaşları Ahmet’in yanına ve köy okulunu elleriyle yaparlar. İşte Hababam bu. Yine hüzün, yine birleşme ve yine mutlu son. Bu bölüm bizlere çok ince bir eğitim sistemi eleştirisidir aslında. Çocuklarımızı yetiştirme konusunda da büyük bir gözdağı! He söylemeden geçmeyelim! Ahmet’in o öğretmen olduğu köy, şimdi İstanbul’da 250 bin nüfusa sahip Çekmeköy’dür. Zaman ne çok değiştirdi İstanbul’u!

Yorumlar ( 0 )

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Teşekkürler

Yorumlarınız bizim için oldukça önemli.

Film önerisi

x