Fight Club

Sinemada unutulmayacak filmlerden bazı filmler vardır ki bunlardan birisi de Fight Club’tır. Türkçe’ ye Dövüş Kulübü olarak çevrilen film Edward Norton ve Brad Pitt’ in muhteşem oyunculuğuyla görsel açıdan her sahnesi hafızalara tam anlamıyla kazınmış bir film.

Kapitalizm Eleştirisi, Popüler Kültür İronisi

Amerikan edebiyatının son yıllardaki en önemli kalemlerinden Chuck Palahniuk’in kaleme aldığı aynı isimden sinemaya uyarlama olan Fight Club, kitapta da olduğu gibi modern insan medeniyetinin oluşturduğu kapitalizmi, mevcut ekonomi sistemini sonuna kadar eleştiren önemli bir film.

Büyük bir otomobil firmasında önemli pozisyonda olan bir işe sahip olan baş karakterimiz çok banelleşmiş hayatı içerisinde sıkışmış ve ileri seviyede kronik uykusuzluk problemi yaşayan mutsuz bir adamdır. Hiçbir arkadaşı ve hatta ailesi olmayan Jack, doktoru tarafından önerilen kanserli hastaların terapi grubuna katılmaya başlar. Bu toplantılarda kendisi gibi hasta olmamasına rağmen toplantılara katılan Marla ile tanışır. Yaşamda her ikisinin rolü de benzerlikler taşımaktadır. Ancak Jack’ in hayatı yine yaşadığı büyük hüsranların olduğu sıradan bir günün sonunda yolda tanıştığı sabun satıcısı Tyler ile tanıştığında tamamen değişir.

Tanışıklıkları Tyler’ in kendisine vurmasını istemesiyle kavgaya dönüşür, bu kavga daha sonra filme de adını veren bir dövüş kulübüne uzanır. Aynı yaş gruplarından olan ve ‘ölü nesil’ olarak adlandırılan genç erkekler bu kulüpte birbirleri ile dövüşüp, hayatın sıradanlığını yok etmeyi, hayata olan hınçlarını atmayı hedefler. Bu aşamadan sonra ise bu kulüp, bu kulüpte yer alanları hayatı çok sıra dışı bir hale gelecektir.

Tek Hedef Ekonomiyi Yıkmak

Modern medeniyetinin temel kolonları olan ekonominin merkezini yıkmak, bu medeniyetin yenilenmesi için tek koşul olduğu düşüncesi, dünyaya yayılan ve önü alınamayacak bir etkiye ulaşan kulübün önemli bir felsefesi haline gelir. Kulübün ana elemanları, başta hiç düşünmedikleri bir sürecin içerisinde kendilerini bulur ki ilerleyen süreçte Jack’ te kendisiyle ilgili çok önemli sorgulamalara itilecek ve çok ilginç gerçeklerle yüzleşmek sorunda kalır.

Aslında Dövüş Kulübü filmi, içerisinde dövüşlerin olduğu bir erkek hegemonyasında bir film izlenimi oluştursa da temelinde modern medeniyet ve insan anlayışına ilişkin eleştirel nitelikte çok ciddi bir felsefeye sahiptir ki bu da onu unutulmaz filmlerden birisi olarak, sinemanın kültleri arasına sokuyor.

 

Bir cevap yazın